15 Ekim 2009 Perşembe

Büyük Selanik

AHMET ALTAN

Artık hepimiz ucundan kenarından “yapay bir görüntüyü” gerçek zannettiğimizi hissetmeye başladık.

Bizim seksen yıllık cumhuriyet bir “sahtelikler” cumhuriyeti.

Mustafa Kemal, Selanik’te doğmuş, askerî okullarda nispeten “Batılı” bir eğitim almış, Sofya’da ataşelik yapmış, Almanya’yı görmüş genç bir generaldi cumhuriyeti kurduğunda.

Okuduklarımdan anlayabildiğim kadarıyla iki büyük tutkusu vardı.

Birincisi “lider” olmak.

İkincisi de, ta gençliğinden beri söylediği gibi Osmanlı’nın diğer topraklarından vazgeçip Anadolu’da büyük bir Selanik yaratmak.

Güzel kadınlar, şık beyler, balolar, danslar, temiz evler, çiçekli bahçeler, köylerde vals çalan orkestralar, kahve ve konyak kokan cafeler, beyaz örtülü lokantalar...

İlk amacına ulaştı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmaz lideri oldu.

Bir devletin liderliğini ele geçirmek zordur ama bunu yapabilecek yetenekleri vardı ve başardı.

İkincisi ise “zordan” daha zordu.

Yüzlerce yıllık gelenekleri yıkmak ve başka bir tarihin, başka bir mücadelenin, başka bir kültürün sonucu olan bir ülkeyi burada yeniden kurmak öyle bir “kişinin” kararıyla olacak iş değildi.

Onun hayalindeki ülke ne Osmanlı’nın bir mezbele halinde tuttuğu Anadolu’nun geleneklerine, ne de Müslümanlığın inançlarına uyuyordu.

Sanırım bütün diktatörlerin düştüğü hataya düşüyordu.

İstediği şeyin “iyi” olduğuna inanıyordu ve önerdiği “iyiliğin” kabul edilmemesine sinirleniyordu.

Zorla “şapka” giydirdi, zorla Batı müziği dinlettirdi, zorla dans ettirdi.

Ama bu iş “zorla” olacak bir iş değildi.

Onun hayal ettiği ülkeyle, yönettiği ülkenin gerçekleri birbirini tutmuyordu.

Bütün baskıya, gazetelerin bütün yayınlarına rağmen yönettiği insanlara “yabancı” biri olarak kaldı.

Birçok açıdan muhalefetle karşılaştı.

Müslümanlar, bu “Batılı” hayat tarzını reddediyorlardı ve emirle “Batılı” olmaya yanaşmıyorlardı.

Kürtler, kendilerine Kurtuluş Savaşı sırasında söz verilen “eşitliği” istiyorlardı.

Demokratlar, “diktatörlüğüne” karşı çıkıyorlardı.

Onu ürkütecek kadar gerçek kökleri olan direnişlerdi bunlar.

Sanırım hem ürktü hem öfkelendi.

Korkunç bir baskı uyguladı.

Kürt liderlerini astı, Müslümanları gazeteler vasıtasıyla “irticacılar” olarak ilan etti, demokratları Meclis’ten attı, solcuları hapse koydu.

Orduyla ve sivil bürokrasiyle bütün ülkeyi denetimi altına aldı.

Ve çok istediği Selanik’i, büyük şehirlerin yeni zenginleri ve bürokratlarla yarattı.

Artık “Atatürk” olan Mustafa Kemal’i memnun edecek göstermelik bir “Selanik” yaratıldı memleketin küçük bir parçasında.

Geride kalan kısımlar da, “yeni Selaniklilerin” esiri durumuna düştü.

İnsanlar kendi ülkelerinde bir söz hakkına sahip olamadılar.

Kürtler, Müslümanlar, demokratlar, solcular devletten dışlandılar.

Bu “Selanikleşme” hareketine “Atatürk ilke ve inkılâpları” adı takıldı ve bunlara uymayanlar “devlet düşmanı” ilan edildi.

Biz bugün hâlâ Türkiye’de “Selaniklilerle” Anadolulular mücadelesini yaşıyoruz.

Atatürkçüler, “bizim önerdiğimiz güzel ve iyi bir şey, neden buna karşı çıkılıyor” diyorlar.

Samimiler bunu söylerken.

Ama bunun zorla olamayacağını, emirle gerçekleşemeyeceğini, hayatın kendi doğal akışı içinde biçimlenmesi gerektiğini kavrayamıyorlar.

Cumhuriyet tarihi boyunca ezilen, dışlanan Müslümanlar, Kürtler, demokratlar, solcular şimdi haklarını istiyorlar, “Selanikleşme” hayali uğruna yaşadıkları baskılardan kurtulmaya uğraşıyorlar.

Kürt açılımı, muhafazakârların zenginleşip örgütlenmeleri, demokratların seslerini yükseltmeleri, değişen koşulların sonucu olarak yaşanıyor.

Mustafa Kemal’in çok istediği o “güzel kokan memleketin” yaratılması şimdi artık mümkün gözüküyor ama bunu buranın halkı, kendi isteğiyle, artık böyle bir hayata hazır olduğu, zenginleştiği, dünyayla ilişkiler kurduğu için gerçekleştirecek.

İşin belki de en “şakacı” yanı ise şimdi buna “Atatürkçüler”in karşı çıkması.

Çünkü onlar hâlâ bunun “Müslümansız, Kürtsüz, demokratsız, solcusuz” olacağını sanıyorlar.

Atatürkçülere aslında bir müjde verebilirim, istediğiniz gerçekleşecek ama bunu halk kendine uygun biçimde yapacak.

Bırakın da yapsınlar.

Hiç yorum yok:

Etiketler

hmalkan (16) yeni şafak (11) dücane cündioğlu (9) ali bulaç (5) ahmet turan alkan (4) kürt sorunu (4) okuduklarımdan (4) taraf gazetesi (4) zaman gazetesi (4) demokratik açılım (3) feridenin günlüğü (3) kürt açılımı (3) leyla ipekçi (3) nihal karaca (3) türban (3) Türkiye (2) ahmet altan (2) ahmet turan (2) başörtü sorunu (2) esra elönü (2) iskender pala (2) nazan bekiroğlu (2) nihal bengisu (2) sinan paşa (2) tesettür (2) turan alkan (2) türk kimliği (2) ulusal kimlik (2) 1 ocak duası (1) 2009 (1) 28 şubat (1) AB (1) ABD (1) Afganistan (1) Allah'a ısmarladık (1) BOP (1) Bir Model Olarak Hz. Peygamber Dönemi ve Piyasa (1) Cennet hurileriyle takas edilen hüznün hikâyesi (1) Ebuzer (1) Eğreti Gelin (1) Fuzulî (1) Gazze’de Mazlumu Savunurken Diyarbakır’da Zalim Kesilenler (1) Hakikat niçin hep ıslak (1) Japonya (1) Japonya olsun mu? (1) Kafka (1) Katip Çelebi (1) Kemal Sunal (1) Mevlânâ (1) NATO (1) Pakistan (1) Picasso (1) Samtî Dede (1) Stalker (1) Stephen Hawking (1) Sultan Veled (1) Tarkovski (1) Türk ayrılıkçıları (1) Türkçeleştirme (1) acı tenkit (1) adanalı ziya (1) adilmedya.com (1) ahmet paşa (1) ahmet taşgetiren (1) ajda pekkan (1) aksiyon dergisi (1) akıl (1) ali aslan (1) ali koca (1) ali murat güven (1) anatomik tagayyür (1) anayasa mahkemesi (1) anka (1) ankebut 5 (1) anlayış dergisi (1) antropomorfik (1) ateş olmayan yerden yazı çıkmaz (1) atilla fikri ergun (1) avrasya (1) aym (1) aziz mahmud hüdayi (1) aşk (1) aşk hutbesi (1) aşk yapmak (1) aşk üzerine (1) aşk-ı cihan (1) aşkın merhaleleri (1) aşıklık (1) aşıklık odur ki (1) barok dindarlık (1) başka gezegen yok arkadaşlar (1) bedir (1) bengisu karaca (1) beşir ayvazoğlu (1) bilimsel yazar (1) bireysel özgürlük (1) bu hutbe aşkıma gitsin (1) bülent ersoy (1) büyük selanik (1) can güngen (1) cemil meriç (1) cenneti arayan sanat (1) chp (1) cüppeli şövalye (1) darendeli (1) demir leblebidir (1) demokratik hak (1) derviş ruhu (1) dijital cami (1) dilek hanif (1) din de bizim (1) din istismarı (1) dinci (1) dinci basın (1) dindarlar (1) dindarlığın trajedisi (1) dinsiz basın (1) edebiyatta dînî terminoloji (1) elif şafak (1) empati (1) entel sinemacı (1) eril'den eril'e aşkın sırrı (1) ertelenmiş cinsellik (1) estetik (1) estetik toplum (1) evrim (1) ferisiler (1) filistin sorunu (1) formula (1) füsus (1) gazozuna yasin (1) gözlerinde görüyorsan gözlerini (1) haber7 (1) hakan albayrak (1) hakikat (1) happy birthday (1) hastalık ve yaşlılık korkusu (1) hayat (1) hayatın anlamı (1) hayrunnisa gül (1) hazreti aişe (1) hegemonya (1) hendek (1) henry david thoreau (1) her düşünceye saygı (1) hercai yazar (1) herkes kendi cennetine (1) herşey O'dur (1) herşey O'ndandır (1) hiciv (1) hilal kaplan (1) homo islamicus (1) hudeybiye (1) hurma kapsülü (1) hüseyin nasr (1) hüzün (1) hüzünlü veda (1) ihsan eliaçık (1) ihvan (1) ihvan-ı müslimin (1) inamıyorum (1) islam (1) islamcılık (1) islami entelijansiya (1) istenç (1) istihare yatalağı (1) işarat-ı evsaf-ı aşk (1) kadının erkeğe vurgunluğu (1) kahretsin (1) kalp (1) kalp zekası (1) kapitalist tüketim alışkanlıkları (1) karınca kararınca (1) kaybolan paradigmalar (1) kendine iyi bak (1) kerem dağlı (1) kesret (1) kişisel tercih (1) klasik islamcı (1) kuran kursu (1) kutlu doğum (1) kutsallık (1) küçük ölümler (1) kıbrıs (1) laiklik (1) laiklik yorumu (1) mahalle baskısı (1) mahallenin ferisileri (1) marlboro (1) mazhar bağlı (1) medeniyet (1) medeniyet ve ütopya (1) milliyetçilik (1) mizah (1) mizaha meyyalim (1) modern düşünce (1) modernizm (1) muhafazakar (1) muhafazakar kesim (1) muhafazakarlık (1) muktezayı hüsn (1) mustafa kemal (1) mustafa tekin (1) mustafa özel (1) muzip (1) müslüman gençlik (1) müslüman kardeşler (1) müslüman siyaseti (1) müslüman sol (1) müslümanca ekonomi (1) nasır (1) neden hep yaşlı? (1) neden okuyorum (1) nesir dili (1) nihal bengisu karaca (1) niyazi mısrî (1) nuh'un gemisi (1) nurettin huyut (1) obama (1) okuduklarım (1) okuma tutkusu (1) okumak (1) orhan pamuk (1) philip morris (1) putlaştırma (1) q klavye (1) risalehaber (1) romantizm (1) romantizmi kaybettik (1) sabah paşa (1) sadık yalsızuçanlar (1) said nursi (1) sara büyükduru (1) sen önce kendine bak tayfası (1) senai demirci (1) senkretizm (1) seyyid kutup (1) sivil itaatsizlik (1) stanley kubrick (1) suskun buldum (1) sözde vatandaş (1) tarzı (1) tasavvuf (1) taşgetiren (1) taşra hocaları (1) tenzih (1) terörist (1) teşbih (1) tiki (1) tiki ümmet (1) turuncu dergisi (1) türkiyelilik (1) türkçülük (1) uhud (1) utopia (1) vahdet (1) vallahi dertten (1) varoluş (1) veda ve yolcular (1) vitali hakko (1) yenilgi (1) yenilgiye ağıt (1) yeşilçam (1) yılbaşı (1) zaman (1) zorla laik (1) âşık olmak (1) çarşaf açılımı (1) çağdaş dindarlık (1) çocukluğun mahalleleri (1) ölüm korkusu (1) ölümsüzlük (1) ömer faruk darendeli (1) öss (1) öss vasıtaları (1) öteki mahalle (1) özkan erdem (1) ümmet (1) ütopya (1) Şems-i Tebrizî (1) şeriata uygun günah (1) şeyh-i ekber (1) şiir dili (1) şinasi (1) şişmanlık (1)