9 Mart 2008 Pazar

Zorla laik olduğumu sanmanız zoruma gidiyor

SENAİ DEMİRCİ

Yıllar önceydi. Henüz iki-üç yaşlarında olan oğlum Furkan'a yeni açmış hercaileri yakından göstermek için eğilmek üzereydim ki, parkın bekçisi bir hamlede yanımızda bitti: "Çiçekleri koparmak yasak!" İrkildim..
Eğilemedim. Dokunamadım çiçeğe. Koparmadım. Zaten koparmayacaktım ki. Dahası, "Koparmazsan daha iyi olur!" demek üzereydim oğluma. "Yasssakkk!" korkusuyla değil; "Yerinde kalsın da, zikrine devam etsin.." ümidiyle koparamazdım. "Başkalarının da hakkı var o güzelliği görmeye..." hakkaniyeti bekçinin hoyrat uyarısından çok daha önce elimi çektirirdi çiçekten.
O an, kelimenin argo anlamıyla da gerçek anlamıyla da "kopmuş" oldum. Çiçeği zaten koparmayacak olan ben, çiçek kopartmaktan zorla alıkonan biriyle aynı görüntüyü verdiğim için alındım. Çiçek koparabilir adamlardan biri sanılmak ağırıma gitti. Çiçeği koparabilecek kadar eğildiğim halde bile çiçeği kopartmadığımı görebilecek kadar bekleseydi bekçi, kendimi gösterebilirdim. Sabretseydi, çiçekleri kopartabileceği halde koparmayan, bekçi görmediğinde bile çiçeklere dokunmayan bir adam da görebilecekti. Göremedi. Kaybetti. Beni de koparttı dalımdan. İrademi budadı. Tercihimi ezdi geçti.*
Adem (as) ve biz oğulları/ kızları hep cennette kalsaydık, hata etmeye fırsat bulamayacaktık. Melekler gibi. İndirilmeseydik dünyaya, günah işlemeyecektik. Şeytanın ayağımıza dolanmasına izin verilmeseydi, ayağımız hiç kaymayacaktı. Hepten "masum" kalacaktık. Öyle mi? Çiçekleri koparmak elindeyken de koparmadığını gösterme fırsatı verilmeyen benim kadar alınırdık baştan alınmış bu karara. Şike utancıyla yaşardık belki de cennette. Eli kolu bağlanmış bir adam olarak bir hazinenin başına konulduğumu düşünüyorum arada bir. Hemen yanıbaşımda elleri serbest kalır kalmaz çalmaya hevesli biri daha var. Oysa benim ellerim çözülse de çalmayacağım. Sonuçta, fiilen ikimiz de çalmıyoruz. İkimiz de "çal-a-mı-yor-uz" çünkü. Çalmıyor iken çal-a-mıyor görünmek ne kadar da ağırıma giderdi! Çalmadığımı gösterebilmem için çal-abil-iyor da olduğum bir özgürlük alanı tanınmalıydı bana.
Çalabileceğimiz yerdir dünya. Çiçekleri koparabilecek kadar eğilebildiğimiz yerdir. Sınanırız burada. Deneniriz. Elimize vurulmaz çiçekleri koparttığımızda bile. Hatta birkaç çiçeğin koparılmasını da göze alır Bahçe Sahibi. Dilerse hiç koparmamamızı garanti edebilir ama serbest bırakır bizi. Ara sıra koparsak da kopardığımız için pişman da olabileceğimiz fırsatlar tanır bize. "Hiç çiçek koparmıyor olsaydınız, çiçek koparıp da pişman olan ve bir daha çiçek koparmayacağına bile-isteye söz veren birileri olmanızı daha çok isterdim" bile diyor.
İyi ki hata yapabiliyoruz dünyada. Hata yapabilir olduğumuz yerde tanışırız kendimizle. Hata yapabilir olduğumuz halde, yapmamayı tercih ettiğimiz anda irademizle buluşuruz. Tercihimizle sıcak temasa geçeriz. Vicdanımızın titreyişini fark ederiz. İnsan yanımızla yüzleşiriz.
Tercihe izin verilmeyen yerde, baskının hükmettiği alanda "insan" yoktur. Zorlamanın ezdiği "kamusal alan"larda "insan"ın var olabilirliği de iptal edilir. Zorlayan da zorlanan da "insan" olma fırsatını ilga eder. Mecbur tutulduğumuz demde "kendi kendinelik"imizi ortaya koyamayız ki. Zorbalığın olduğu yerde, "değer" üretemeyiz ki. Zorbalık "hatadan dönmeye" fırsat tanınmaz. Hata etmeni baştan engeller. "İyi"yi "kötü"ye tercih edecek özgürlük yoksa, "iyilik" üretilemez. "Zorla güzellik olmaz." Zorla din de olmaz. "Borç"tur "din". Minnet borcu. Hiç zorunlu olmadığı halde seni yoktan var edene, hiç zorlanmadan, iç'inden gelerek, iç'ten isteyerek teşekkür edebilmen içindir bu ömür. Teşekkür de edebilsin diyedir teşekkür etmeyenlere de, teşekkür etmeyişlerine de izin verilmesi.
Rabb-i Rahîmimiz, ister istemez kulluk etmemizi istiyor değil; isteyerek ve güzellikle huzuruna gelmemizi istiyor. Baskılanmış bir "insan"ı geçerli saymıyor. İradesiyle var olmasını istiyor insanın. Baskı, başını örtmeye doğru da olsa, başını kapatmaya doğru da olsa, başını örtmek de isteyenlerin örtmek isteyemeyenlere baskı yapabileceği ihtimaliyle başını örtmek de isteyenlere doğru da olsa, güzel değildir, insanî değildir. Dolayısıyla, ve dobrasıyla "İslamî" değildir.
Diyeceğim şu ki: Kanun zoruyla laik olduğumun sanılması, "Çiçekleri kopartma!" uyarısıyla çiçeklere dokunmadığımın sanılması kadar ağırıma gidiyor. Müslüman’ım ben! Herkese ve her şeye "selâm" yakınlığı kazandıran İslam'ı bir tür taraftarlığa indirgemeye hevesli oryantalist icadı "İslamcı" etiketini üzerime yapıştırmıyorum, yakıştırmıyorum.
"Müslüman" laiklik taraftarı ya da karşıtı olmayacak kadar ilgisizdir laiklikle. Laikliğe müstağnidir o kadar. Başkalarına baskı yapmayacak kadar merhametlidir o zaten. Farklı yaşayış biçimlerine müdahale etmeyecek kadar nezaketlidir o zaten. Bana merhameti ve nezaketi kazandıran İslam'ın, İslam'dan uzakta yaşanan kabalığın ve zorbalığın önüne geçmek için konulmuş laiklikle çerçevelenmesi ağırıma gidiyor. Başkalarının hayatına laiklik zoruyla karışmadığımın sanılmasını mümin olma izzetime yakıştıramıyorum. "Yassakkk!" sesini bir daha duymak istemiyorum Sayın Rektörüm. s.demirci@zaman.com.tr
* 90'lı yılların başından beri severek oturduğum Üsküdar'ın, o zamanlar, "bir Aziz Mahmud Hüdayî şehri" olduğunun da farkında değildim. O Hüdayi ki, coşkuyla zikirlerini işittiği çiçekleri koparmaya kıyamayıp ‘bir bunu suskun buldum' dediği boynu bükük kuru bir çiçeği hocasına hediye ediyordu. Keşke Üsküdar'da her çiçeğin başına "Burası Aziz Mahmud Hüdayî şehridir; çiçekler dalından koparılmaz" diye yazabilseydim.

Hiç yorum yok:

Etiketler

hmalkan (16) yeni şafak (11) dücane cündioğlu (9) ali bulaç (5) ahmet turan alkan (4) kürt sorunu (4) okuduklarımdan (4) taraf gazetesi (4) zaman gazetesi (4) demokratik açılım (3) feridenin günlüğü (3) kürt açılımı (3) leyla ipekçi (3) nihal karaca (3) türban (3) Türkiye (2) ahmet altan (2) ahmet turan (2) başörtü sorunu (2) esra elönü (2) iskender pala (2) nazan bekiroğlu (2) nihal bengisu (2) sinan paşa (2) tesettür (2) turan alkan (2) türk kimliği (2) ulusal kimlik (2) 1 ocak duası (1) 2009 (1) 28 şubat (1) AB (1) ABD (1) Afganistan (1) Allah'a ısmarladık (1) BOP (1) Bir Model Olarak Hz. Peygamber Dönemi ve Piyasa (1) Cennet hurileriyle takas edilen hüznün hikâyesi (1) Ebuzer (1) Eğreti Gelin (1) Fuzulî (1) Gazze’de Mazlumu Savunurken Diyarbakır’da Zalim Kesilenler (1) Hakikat niçin hep ıslak (1) Japonya (1) Japonya olsun mu? (1) Kafka (1) Katip Çelebi (1) Kemal Sunal (1) Mevlânâ (1) NATO (1) Pakistan (1) Picasso (1) Samtî Dede (1) Stalker (1) Stephen Hawking (1) Sultan Veled (1) Tarkovski (1) Türk ayrılıkçıları (1) Türkçeleştirme (1) acı tenkit (1) adanalı ziya (1) adilmedya.com (1) ahmet paşa (1) ahmet taşgetiren (1) ajda pekkan (1) aksiyon dergisi (1) akıl (1) ali aslan (1) ali koca (1) ali murat güven (1) anatomik tagayyür (1) anayasa mahkemesi (1) anka (1) ankebut 5 (1) anlayış dergisi (1) antropomorfik (1) ateş olmayan yerden yazı çıkmaz (1) atilla fikri ergun (1) avrasya (1) aym (1) aziz mahmud hüdayi (1) aşk (1) aşk hutbesi (1) aşk yapmak (1) aşk üzerine (1) aşk-ı cihan (1) aşkın merhaleleri (1) aşıklık (1) aşıklık odur ki (1) barok dindarlık (1) başka gezegen yok arkadaşlar (1) bedir (1) bengisu karaca (1) beşir ayvazoğlu (1) bilimsel yazar (1) bireysel özgürlük (1) bu hutbe aşkıma gitsin (1) bülent ersoy (1) büyük selanik (1) can güngen (1) cemil meriç (1) cenneti arayan sanat (1) chp (1) cüppeli şövalye (1) darendeli (1) demir leblebidir (1) demokratik hak (1) derviş ruhu (1) dijital cami (1) dilek hanif (1) din de bizim (1) din istismarı (1) dinci (1) dinci basın (1) dindarlar (1) dindarlığın trajedisi (1) dinsiz basın (1) edebiyatta dînî terminoloji (1) elif şafak (1) empati (1) entel sinemacı (1) eril'den eril'e aşkın sırrı (1) ertelenmiş cinsellik (1) estetik (1) estetik toplum (1) evrim (1) ferisiler (1) filistin sorunu (1) formula (1) füsus (1) gazozuna yasin (1) gözlerinde görüyorsan gözlerini (1) haber7 (1) hakan albayrak (1) hakikat (1) happy birthday (1) hastalık ve yaşlılık korkusu (1) hayat (1) hayatın anlamı (1) hayrunnisa gül (1) hazreti aişe (1) hegemonya (1) hendek (1) henry david thoreau (1) her düşünceye saygı (1) hercai yazar (1) herkes kendi cennetine (1) herşey O'dur (1) herşey O'ndandır (1) hiciv (1) hilal kaplan (1) homo islamicus (1) hudeybiye (1) hurma kapsülü (1) hüseyin nasr (1) hüzün (1) hüzünlü veda (1) ihsan eliaçık (1) ihvan (1) ihvan-ı müslimin (1) inamıyorum (1) islam (1) islamcılık (1) islami entelijansiya (1) istenç (1) istihare yatalağı (1) işarat-ı evsaf-ı aşk (1) kadının erkeğe vurgunluğu (1) kahretsin (1) kalp (1) kalp zekası (1) kapitalist tüketim alışkanlıkları (1) karınca kararınca (1) kaybolan paradigmalar (1) kendine iyi bak (1) kerem dağlı (1) kesret (1) kişisel tercih (1) klasik islamcı (1) kuran kursu (1) kutlu doğum (1) kutsallık (1) küçük ölümler (1) kıbrıs (1) laiklik (1) laiklik yorumu (1) mahalle baskısı (1) mahallenin ferisileri (1) marlboro (1) mazhar bağlı (1) medeniyet (1) medeniyet ve ütopya (1) milliyetçilik (1) mizah (1) mizaha meyyalim (1) modern düşünce (1) modernizm (1) muhafazakar (1) muhafazakar kesim (1) muhafazakarlık (1) muktezayı hüsn (1) mustafa kemal (1) mustafa tekin (1) mustafa özel (1) muzip (1) müslüman gençlik (1) müslüman kardeşler (1) müslüman siyaseti (1) müslüman sol (1) müslümanca ekonomi (1) nasır (1) neden hep yaşlı? (1) neden okuyorum (1) nesir dili (1) nihal bengisu karaca (1) niyazi mısrî (1) nuh'un gemisi (1) nurettin huyut (1) obama (1) okuduklarım (1) okuma tutkusu (1) okumak (1) orhan pamuk (1) philip morris (1) putlaştırma (1) q klavye (1) risalehaber (1) romantizm (1) romantizmi kaybettik (1) sabah paşa (1) sadık yalsızuçanlar (1) said nursi (1) sara büyükduru (1) sen önce kendine bak tayfası (1) senai demirci (1) senkretizm (1) seyyid kutup (1) sivil itaatsizlik (1) stanley kubrick (1) suskun buldum (1) sözde vatandaş (1) tarzı (1) tasavvuf (1) taşgetiren (1) taşra hocaları (1) tenzih (1) terörist (1) teşbih (1) tiki (1) tiki ümmet (1) turuncu dergisi (1) türkiyelilik (1) türkçülük (1) uhud (1) utopia (1) vahdet (1) vallahi dertten (1) varoluş (1) veda ve yolcular (1) vitali hakko (1) yenilgi (1) yenilgiye ağıt (1) yeşilçam (1) yılbaşı (1) zaman (1) zorla laik (1) âşık olmak (1) çarşaf açılımı (1) çağdaş dindarlık (1) çocukluğun mahalleleri (1) ölüm korkusu (1) ölümsüzlük (1) ömer faruk darendeli (1) öss (1) öss vasıtaları (1) öteki mahalle (1) özkan erdem (1) ümmet (1) ütopya (1) Şems-i Tebrizî (1) şeriata uygun günah (1) şeyh-i ekber (1) şiir dili (1) şinasi (1) şişmanlık (1)