27 Mayıs 2009 Çarşamba

Kara çarşaf aklanırken hakikat nasıl örtülüyor?

LEYLA İPEKÇİ

Türbanı öncelikle siyasi bir sembol olarak bilinçaltımıza kodlayan türbanlılardan ziyade CHP’li zihniyetti. (AKP iktidarıyla, bu argümanı kendi lehine çevirerek kullanmayı sürdürenler elbette oldu.) 

Şimdi CHP bu yaklaşımdan bir adım sapmış değil. Çünkü bir kez daha aynı seçkinci ve (en doğrusunu ben bilirimci) yaklaşımıyla yapıyor çarşaf açılımını: “Benim devletle, laiklikle problemim yok diyorsa, kıyafetini değiştir gel diyemeyiz.” 

Yıllarca üniversitede okumak isteyen türbanlı kızların “sistemle sorunumuz yok” sözlerine inanmadınız. Onların kafasının içindekilerinin farklı olduğuna hükmettiniz. Şimdi nasıl oluyor da çarşaflı kadınların “biz tehdit değiliz” sözlerine pat diye inanıveriyorsunuz? Bu ikiyüzlü ahlakçılık değil midir? 

‘Yeter ki CHP’li olsun, isterse çarşaf giysin!’ Bu şekilcilikle CHP’ye oy verenlerin daha özgürlükçü, daha çağdaş, daha demokrat olduğunu ima ederken komik duruma düşmüyor musunuz? Yine bir siyasi simge oluşturmuyor musunuz zihinlerde? 

Çarşaf ve başörtüsü CHP üzerinden aklanırken, türbanlı öğrenciler bir kez daha siyasete feda mı edilecek? 

Şimdi AKP’nin elinden bu siyasi sembolü alıyoruz derken yine kendi yarattığınız vehimlerin tuzağına düşmüyor musunuz? Bir kez daha siyasi terminolojiye hapsetmiyor musunuz tüm örtünme gerçeğini? (Ve metafiziğini.) 

“Önemli olan örtüyü kim niçin kullanıyor, ona bakmak lazım” diyor Baykal. Sahi nasıl bakacaksınız? Kendi niyet okumalarınızdan başka sahih bir veriye hangi kriterlerle sahip olacaksınız? 

Yapılan her türlü anket ve araştırmalar örtünmenin sosyolojisini ortaya koymakla sınırlıyken, insanın kalbindeki niyeti hangi sabit ölçüyle değerlendirip, tanımlayacaksınız? 

Birinin mahalle baskısıyla örtünmüş olduğunu saptadınız diyelim, onu bu sosyolojik vakadan dolayı nasıl ‘dinci’ diye niteleyeceksiniz? Ve sistemi tehdit ettiği sonucunu nasıl çıkaracaksınız? Sadece sosyal baskıyla örtünüyor diye: Onun ‘sofu’ veya ‘irticacı’ olacak denli ciddi bir ‘tehdit’ içerdiğinin hükmünü verebilir misiniz kolayca? 

Peki, vahiy ile akıl arasında güçlü bir bağ kurarak kalbinden teslim olmuş birinin kendi iradesiyle örtünmesi mi sizin için tehlike arz edecek? Böylesine dinin ruhundan konuşan biri size örtünmenin bir kalp hakikati olduğunu ve aslında kimseye bunun dayatılamayacağını söylediğinde ne olacak? Hangisini yargısız infaz edeceksiniz sisteme tehdit görerek?

*** 

Bugün bazı CHP’lilerin sosyolojik bir veriyi ansızın algılamaları ve Türkiye gerçeğini keşfetme çabaları –seçim yatırımı olsa da- hayırlıdır diyebiliriz. Ama bu kadar basit mi bu partinin siyasi açılımını bazı ahlaki çelişkilerin altını çizmeden onaylamak? 

Hele postmodern bir darbeye gerekçe teşkil eden kimi mizansenlerin ve yalan haberlerin çoğu için örtülü kadınlar kullanılmışken? Birçok nesil eğitimsiz kalmışken? İrticacı diye fişlenmişken? Sırf başörtülü eşleri dolayısıyla memurlar işlerinden atılmışken? Çeşitli iftiralarla profesörler bile dinci diye damgalanmışken? Bu kadar kolay mı bu haksızlıklarda CHP’nin rolüne dair tek kelime bile etmeksizin onu alkışlamak? 

CHP’nin desteklediği cumhuriyet mitingleri döneminde, türbanlı kızların daha görünür olmalarıyla rejimin tehlikeye girdiğini söyleyen, günlerce korktuğunu haykıran ve ülkeyi terk etme noktasına gelen kimi yazarların bugün “çarşaf bir Türkiye gerçeği” derken biraz olsun terlemeleri gerekmez miydi? 

Baykal, CHP’ye üye yaptığı çarşaflı kadınlar için “eğer sistemi tehdit etmiyorsa niye kıyafet dayatalım” demiş. Daha önce yazdığım (ve birçok kişinin de yazdığı gibi) bu sözler üniversiteye girme hakkını kazanmış türbanlılara CHP tarafından ısrarla ve yıllarca sistemi tehdit ettikleri gibi bir peşin hükümle yaklaşılmış olduğu gerçeğini hiç ama hiç değiştirmiyor. 

CHP yıllarca türban ile başörtüsü arasındaki biçimsel farklardan derin bir siyaset üretti. Bağlama biçimlerinden niyet okumaları yaptı. Örtülü kızların okumasını engellemek için Meclis kararlarını mahkemeye yolladı. 

Bu kızlar ya baba ve ağabeyleri tarafından kullanılıyorlar, bir siyasi sembol olarak türbanın yerleşmesine alet oluyorlardı ya da geçmişte kalmış bir dinî ritüeli dönüştüremeyecek kadar cemaat baskısı altındaydılar. CHP, kendi ‘kafasının içindekiler’le bütün genç kızların iç dünyasını böylece okudu. 

Baykal unutmuş olabilir ama böylesi niyet okuma hezeyanları yüzünden birçok nesil geldi geçti. Ve bu ülkede halen birileri kendi örtünme gerçekleriyle yaşıyor. Bu sistemin içinde. Kara çarşaf onları bir kez daha mağdur etmek için mi aklanıyor?

(Taraf Gazatesi - 28.11.2008)

2 yorum:

Can Güngen dedi ki...

Aslında bu sözler de eleştirilen CHP zihniyetine benzer klişe bir özelliğe sahip.
Örneğin "insanların kalplerini, niyetini nereden bilebilirsiniz"veya "her şeyi bir tek siz mi bilirsiniz","örtünme neden laik rejimi tehdit etsin" vb...

Sosyolojik gerçeklerin üzerinde duralım,gerçekten de konunun kalpler ile bir ilgisi yok.

Cumhuriyet devrimlerinden seksen küsur sene sonra "dindar cumhurbaşkanı ve dindar başbakana sahip olmamızı" ,"anayasa mahkemesi tarafından laiklik karşıtı hareketlerin odağı olarak suçlanan bir hükümetin iktidarda olmasını" hangi sosyolojik gerçeklerle açıklayacağız?

Laik eğitimin tabana yayılamaması,feodal yapının özellikle güneydeoğuda çözülememesi, köy enstitüsü hareketinin sekteye uğratılması,CHP nin aydınlanmacı-modernci bakış açısının eğitimli insalar atrafından dahi her fırsatta "elitist-şövenist çizgiye" oturtulup "tu-kaka" edilmesi vb.

Cumhuriyet devrimleri tümüyle başarılı oldu diyemeyiz.Ama başarılı olduğu yönler de var.Örneğin CHP nin tarih sahnesinde silinen bir takım sağ partiler dikkate alındığında ayakta olması ve önemli bir seçmen kitlesinin desteğini hala taşıması Osmanlı sonrası kurulan kökleri zayıf bir laik cumhuriyet için başarıdır.Bu başarıyı gelecek neseillere aktaracak oalnlarsa bizleriz...

hmalkan dedi ki...

Bence benden ayrıldığınız noktalar şunlar:

-Örtünmeye başkaca anlamlar yüklemek ve kalpleri çok kaale almamak

-Dindar başbakana sahip olmanın sizin için rahatsız edici olması

-Laikliğin, modernizmin ve ayndınlanmacılığın tartışılamaz olduğunu düşünmek

-Nasıl ve ne şekilde olursa olsun CHP'nin yaşıyor olması gerektiğine inanmak

Öncelikle bu tespitlerimde yanılıyorsam düzeltmenizi bekleyeceğim.

Etiketler

hmalkan (16) yeni şafak (11) dücane cündioğlu (9) ali bulaç (5) ahmet turan alkan (4) kürt sorunu (4) okuduklarımdan (4) taraf gazetesi (4) zaman gazetesi (4) demokratik açılım (3) feridenin günlüğü (3) kürt açılımı (3) leyla ipekçi (3) nihal karaca (3) türban (3) Türkiye (2) ahmet altan (2) ahmet turan (2) başörtü sorunu (2) esra elönü (2) iskender pala (2) nazan bekiroğlu (2) nihal bengisu (2) sinan paşa (2) tesettür (2) turan alkan (2) türk kimliği (2) ulusal kimlik (2) 1 ocak duası (1) 2009 (1) 28 şubat (1) AB (1) ABD (1) Afganistan (1) Allah'a ısmarladık (1) BOP (1) Bir Model Olarak Hz. Peygamber Dönemi ve Piyasa (1) Cennet hurileriyle takas edilen hüznün hikâyesi (1) Ebuzer (1) Eğreti Gelin (1) Fuzulî (1) Gazze’de Mazlumu Savunurken Diyarbakır’da Zalim Kesilenler (1) Hakikat niçin hep ıslak (1) Japonya (1) Japonya olsun mu? (1) Kafka (1) Katip Çelebi (1) Kemal Sunal (1) Mevlânâ (1) NATO (1) Pakistan (1) Picasso (1) Samtî Dede (1) Stalker (1) Stephen Hawking (1) Sultan Veled (1) Tarkovski (1) Türk ayrılıkçıları (1) Türkçeleştirme (1) acı tenkit (1) adanalı ziya (1) adilmedya.com (1) ahmet paşa (1) ahmet taşgetiren (1) ajda pekkan (1) aksiyon dergisi (1) akıl (1) ali aslan (1) ali koca (1) ali murat güven (1) anatomik tagayyür (1) anayasa mahkemesi (1) anka (1) ankebut 5 (1) anlayış dergisi (1) antropomorfik (1) ateş olmayan yerden yazı çıkmaz (1) atilla fikri ergun (1) avrasya (1) aym (1) aziz mahmud hüdayi (1) aşk (1) aşk hutbesi (1) aşk yapmak (1) aşk üzerine (1) aşk-ı cihan (1) aşkın merhaleleri (1) aşıklık (1) aşıklık odur ki (1) barok dindarlık (1) başka gezegen yok arkadaşlar (1) bedir (1) bengisu karaca (1) beşir ayvazoğlu (1) bilimsel yazar (1) bireysel özgürlük (1) bu hutbe aşkıma gitsin (1) bülent ersoy (1) büyük selanik (1) can güngen (1) cemil meriç (1) cenneti arayan sanat (1) chp (1) cüppeli şövalye (1) darendeli (1) demir leblebidir (1) demokratik hak (1) derviş ruhu (1) dijital cami (1) dilek hanif (1) din de bizim (1) din istismarı (1) dinci (1) dinci basın (1) dindarlar (1) dindarlığın trajedisi (1) dinsiz basın (1) edebiyatta dînî terminoloji (1) elif şafak (1) empati (1) entel sinemacı (1) eril'den eril'e aşkın sırrı (1) ertelenmiş cinsellik (1) estetik (1) estetik toplum (1) evrim (1) ferisiler (1) filistin sorunu (1) formula (1) füsus (1) gazozuna yasin (1) gözlerinde görüyorsan gözlerini (1) haber7 (1) hakan albayrak (1) hakikat (1) happy birthday (1) hastalık ve yaşlılık korkusu (1) hayat (1) hayatın anlamı (1) hayrunnisa gül (1) hazreti aişe (1) hegemonya (1) hendek (1) henry david thoreau (1) her düşünceye saygı (1) hercai yazar (1) herkes kendi cennetine (1) herşey O'dur (1) herşey O'ndandır (1) hiciv (1) hilal kaplan (1) homo islamicus (1) hudeybiye (1) hurma kapsülü (1) hüseyin nasr (1) hüzün (1) hüzünlü veda (1) ihsan eliaçık (1) ihvan (1) ihvan-ı müslimin (1) inamıyorum (1) islam (1) islamcılık (1) islami entelijansiya (1) istenç (1) istihare yatalağı (1) işarat-ı evsaf-ı aşk (1) kadının erkeğe vurgunluğu (1) kahretsin (1) kalp (1) kalp zekası (1) kapitalist tüketim alışkanlıkları (1) karınca kararınca (1) kaybolan paradigmalar (1) kendine iyi bak (1) kerem dağlı (1) kesret (1) kişisel tercih (1) klasik islamcı (1) kuran kursu (1) kutlu doğum (1) kutsallık (1) küçük ölümler (1) kıbrıs (1) laiklik (1) laiklik yorumu (1) mahalle baskısı (1) mahallenin ferisileri (1) marlboro (1) mazhar bağlı (1) medeniyet (1) medeniyet ve ütopya (1) milliyetçilik (1) mizah (1) mizaha meyyalim (1) modern düşünce (1) modernizm (1) muhafazakar (1) muhafazakar kesim (1) muhafazakarlık (1) muktezayı hüsn (1) mustafa kemal (1) mustafa tekin (1) mustafa özel (1) muzip (1) müslüman gençlik (1) müslüman kardeşler (1) müslüman siyaseti (1) müslüman sol (1) müslümanca ekonomi (1) nasır (1) neden hep yaşlı? (1) neden okuyorum (1) nesir dili (1) nihal bengisu karaca (1) niyazi mısrî (1) nuh'un gemisi (1) nurettin huyut (1) obama (1) okuduklarım (1) okuma tutkusu (1) okumak (1) orhan pamuk (1) philip morris (1) putlaştırma (1) q klavye (1) risalehaber (1) romantizm (1) romantizmi kaybettik (1) sabah paşa (1) sadık yalsızuçanlar (1) said nursi (1) sara büyükduru (1) sen önce kendine bak tayfası (1) senai demirci (1) senkretizm (1) seyyid kutup (1) sivil itaatsizlik (1) stanley kubrick (1) suskun buldum (1) sözde vatandaş (1) tarzı (1) tasavvuf (1) taşgetiren (1) taşra hocaları (1) tenzih (1) terörist (1) teşbih (1) tiki (1) tiki ümmet (1) turuncu dergisi (1) türkiyelilik (1) türkçülük (1) uhud (1) utopia (1) vahdet (1) vallahi dertten (1) varoluş (1) veda ve yolcular (1) vitali hakko (1) yenilgi (1) yenilgiye ağıt (1) yeşilçam (1) yılbaşı (1) zaman (1) zorla laik (1) âşık olmak (1) çarşaf açılımı (1) çağdaş dindarlık (1) çocukluğun mahalleleri (1) ölüm korkusu (1) ölümsüzlük (1) ömer faruk darendeli (1) öss (1) öss vasıtaları (1) öteki mahalle (1) özkan erdem (1) ümmet (1) ütopya (1) Şems-i Tebrizî (1) şeriata uygun günah (1) şeyh-i ekber (1) şiir dili (1) şinasi (1) şişmanlık (1)