A. TURAN ALKAN
"Dinci" tâbiri batı dillerinden birine nasıl çevrilir bilmiyorum; sonuna "ist" takısı getirilip bazı karşılıklar bulunsa da bizim zihnî atmosferimizdeki o çirkin karşılığını bulmak mümkün olmaz gibime geliyor. Dindar değil, dinibütün, dine saygılı değil, hatta aşırı dindar, fundamentalist de değil: "Dinci!"
Bu kavram, "dinci" olmadığını karine ile anlayabildiğimiz bazı basın "uzuv"larının, terkibindeki mânâ kimyalarını sır gibi sakladıkları özel bir alaşımdan imâl edilmiş, çok başarılı bir prodüksiyondur. Kime tevcih etseniz sahiplenmez, "ne münasebet, ben dinci değilim" dedikten sonra niçin "dinci" sayılmaması gerektiğini söyleyecek, bununla beraber "din" kavramı ile nisbetini açıklamaya çalışan "kem-küm" benzeri lâflar etmek zorunda kalacaktır. Peki, "dinci" kavramı hakaret mânâsına gelir mi? Bir şahıs, bir başkasını "bana dinci dedi" diye mahkemeye verse, hâkimler nasıl bir içtihatta bulanacaktır; eleştiri mi, şahsiyete saldırı mı, tahkir mi, istihzâ mı; ne?
Bir tek kelime ile karşınızdakini savunma pozisyonuna düşürüp hamle üstünlüğü kazanmak için geliştirilmiş ustalıklı bir strateji. Bu tabir -esef edilir ki- bazı gazeteciler, yazarlar ve yayın organları tarafından önü ardı düşünülmeksizin leblebi gibi kullanılıyor.
Anayasamızın 24. maddesinde hâlâ geçerliliğini koruyan bir kaide var: Kimse dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Anayasa hükmü olmaktan öte temel nezaket kurallarıdır bu. Medenî memleketlerde insanlara inançlarıyla ilgili soru sormak veya imâda bulunmak en hafifinden terbiyesizlik sayılır, ardından soru sahibinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığından şüphe edilir ve aynı kişiye açılmış bütün nezaket kredileri askıya alınır.
Son günlerde sahibi değişen bazı gazete ve televizyon kanallarının itibarını düşürmek için bu ve buna benzer psikolojik aşağılama tâbirleri kullanılıyor. Geçenlerde bir radyo gevezesi, "Damat Sabah Paşa" tâbirini kullandı; belli ki diline pelesenk edinmiş. Yeni sahibi, hoşlarına gitmiyor diye yayın organlarına bu gibi yılışık ve cıvık benzetmelerle sataşıyorlar. Büyük sermaye grupları arasında, "bizim patron iyidir, öteki patron kötüdür" diye tarafgir pozlar takınmak, tutarlılıktan da geçtik, şaşkın bir değerlendirme kriteri gibi görünüyor. Hani bunu söyleyen, "bizim patron, gazetesinin sermayesini simit satarak, pazarda limonculuk yaparak alnının teriyle kazandı, onun için bu gazetede çalışmaktan onur duyuyorum" diyebilecek durumda olsa ne âlâ?
Dinci basın, dinci basın..., dinci olmayan basının adı ne peki? "Dinsiz basın" denilse şık mı olur; ne şık, ne de doğru bir değerlendirme biçimidir bu. Dinî hayatlarını merak ettiğimden değil fakat şu sebeple: Dinsizlik dediğimiz şey, sahibinde mangal gibi bir yürek, dağlar gibi özgüven ve denizler gibi iç tutarlılık gerektiren bir zihnî tercihtir ve en azından bu sebeple basınımızın bir kısmını dinsizlikle itham etmek, yılışık edâlarda sağda solda "dinci basın" lâfını eden gevezelere fazladan şeref ve onur atfetmek mânâsına gelir; bu nitelemenin, hakiki dinsizlere ne kadar büyük haksızlık ve saygısızlık anlamına geldiği ise izahtan vâreste bir keyfiyet.
Hâşâ beyler, siz şüphesiz "dinsiz" değilsiniz; o onuru hak etmek için evvela biraz tutarlılık ve şahsiyet sahibi olmak lâzımdır.
"Dinsiz" uymadı, olmaz; peki, "laik, demokrat" desek olur mu? İlk başta olabilirmiş gibi görünüyor ama gezegenin bir yerlerinde hakikaten laik ve demokrat insanlar çıkıp da, "bizim bu dön baba dönelimcilerle ne benzerliğimiz var ki, bize bu hakareti revâ gördünüz; aşkolsun" derlerse ne cevap veririz? Bühtan etmiş olmaz mıyız?
*
Türk basınında fikrî mesele yoktur; çoook vahim bir şahsiyet meselesi vardır!
21 Mayıs 2008, Çarşamba
10 Eylül 2008 Çarşamba
Dinci!
Etiketler:
ahmet turan,
ahmet turan alkan,
dinci,
dinci basın,
dinsiz basın,
hmalkan,
sabah paşa,
turan alkan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Etiketler
hmalkan
(16)
yeni şafak
(11)
dücane cündioğlu
(9)
ali bulaç
(5)
ahmet turan alkan
(4)
kürt sorunu
(4)
okuduklarımdan
(4)
taraf gazetesi
(4)
zaman gazetesi
(4)
demokratik açılım
(3)
feridenin günlüğü
(3)
kürt açılımı
(3)
leyla ipekçi
(3)
nihal karaca
(3)
türban
(3)
Türkiye
(2)
ahmet altan
(2)
ahmet turan
(2)
başörtü sorunu
(2)
esra elönü
(2)
iskender pala
(2)
nazan bekiroğlu
(2)
nihal bengisu
(2)
sinan paşa
(2)
tesettür
(2)
turan alkan
(2)
türk kimliği
(2)
ulusal kimlik
(2)
1 ocak duası
(1)
2009
(1)
28 şubat
(1)
AB
(1)
ABD
(1)
Afganistan
(1)
Allah'a ısmarladık
(1)
BOP
(1)
Bir Model Olarak Hz. Peygamber Dönemi ve Piyasa
(1)
Cennet hurileriyle takas edilen hüznün hikâyesi
(1)
Ebuzer
(1)
Eğreti Gelin
(1)
Fuzulî
(1)
Gazze’de Mazlumu Savunurken Diyarbakır’da Zalim Kesilenler
(1)
Hakikat niçin hep ıslak
(1)
Japonya
(1)
Japonya olsun mu?
(1)
Kafka
(1)
Katip Çelebi
(1)
Kemal Sunal
(1)
Mevlânâ
(1)
NATO
(1)
Pakistan
(1)
Picasso
(1)
Samtî Dede
(1)
Stalker
(1)
Stephen Hawking
(1)
Sultan Veled
(1)
Tarkovski
(1)
Türk ayrılıkçıları
(1)
Türkçeleştirme
(1)
acı tenkit
(1)
adanalı ziya
(1)
adilmedya.com
(1)
ahmet paşa
(1)
ahmet taşgetiren
(1)
ajda pekkan
(1)
aksiyon dergisi
(1)
akıl
(1)
ali aslan
(1)
ali koca
(1)
ali murat güven
(1)
anatomik tagayyür
(1)
anayasa mahkemesi
(1)
anka
(1)
ankebut 5
(1)
anlayış dergisi
(1)
antropomorfik
(1)
ateş olmayan yerden yazı çıkmaz
(1)
atilla fikri ergun
(1)
avrasya
(1)
aym
(1)
aziz mahmud hüdayi
(1)
aşk
(1)
aşk hutbesi
(1)
aşk yapmak
(1)
aşk üzerine
(1)
aşk-ı cihan
(1)
aşkın merhaleleri
(1)
aşıklık
(1)
aşıklık odur ki
(1)
barok dindarlık
(1)
başka gezegen yok arkadaşlar
(1)
bedir
(1)
bengisu karaca
(1)
beşir ayvazoğlu
(1)
bilimsel yazar
(1)
bireysel özgürlük
(1)
bu hutbe aşkıma gitsin
(1)
bülent ersoy
(1)
büyük selanik
(1)
can güngen
(1)
cemil meriç
(1)
cenneti arayan sanat
(1)
chp
(1)
cüppeli şövalye
(1)
darendeli
(1)
demir leblebidir
(1)
demokratik hak
(1)
derviş ruhu
(1)
dijital cami
(1)
dilek hanif
(1)
din de bizim
(1)
din istismarı
(1)
dinci
(1)
dinci basın
(1)
dindarlar
(1)
dindarlığın trajedisi
(1)
dinsiz basın
(1)
edebiyatta dînî terminoloji
(1)
elif şafak
(1)
empati
(1)
entel sinemacı
(1)
eril'den eril'e aşkın sırrı
(1)
ertelenmiş cinsellik
(1)
estetik
(1)
estetik toplum
(1)
evrim
(1)
ferisiler
(1)
filistin sorunu
(1)
formula
(1)
füsus
(1)
gazozuna yasin
(1)
gözlerinde görüyorsan gözlerini
(1)
haber7
(1)
hakan albayrak
(1)
hakikat
(1)
happy birthday
(1)
hastalık ve yaşlılık korkusu
(1)
hayat
(1)
hayatın anlamı
(1)
hayrunnisa gül
(1)
hazreti aişe
(1)
hegemonya
(1)
hendek
(1)
henry david thoreau
(1)
her düşünceye saygı
(1)
hercai yazar
(1)
herkes kendi cennetine
(1)
herşey O'dur
(1)
herşey O'ndandır
(1)
hiciv
(1)
hilal kaplan
(1)
homo islamicus
(1)
hudeybiye
(1)
hurma kapsülü
(1)
hüseyin nasr
(1)
hüzün
(1)
hüzünlü veda
(1)
ihsan eliaçık
(1)
ihvan
(1)
ihvan-ı müslimin
(1)
inamıyorum
(1)
islam
(1)
islamcılık
(1)
islami entelijansiya
(1)
istenç
(1)
istihare yatalağı
(1)
işarat-ı evsaf-ı aşk
(1)
kadının erkeğe vurgunluğu
(1)
kahretsin
(1)
kalp
(1)
kalp zekası
(1)
kapitalist tüketim alışkanlıkları
(1)
karınca kararınca
(1)
kaybolan paradigmalar
(1)
kendine iyi bak
(1)
kerem dağlı
(1)
kesret
(1)
kişisel tercih
(1)
klasik islamcı
(1)
kuran kursu
(1)
kutlu doğum
(1)
kutsallık
(1)
küçük ölümler
(1)
kıbrıs
(1)
laiklik
(1)
laiklik yorumu
(1)
mahalle baskısı
(1)
mahallenin ferisileri
(1)
marlboro
(1)
mazhar bağlı
(1)
medeniyet
(1)
medeniyet ve ütopya
(1)
milliyetçilik
(1)
mizah
(1)
mizaha meyyalim
(1)
modern düşünce
(1)
modernizm
(1)
muhafazakar
(1)
muhafazakar kesim
(1)
muhafazakarlık
(1)
muktezayı hüsn
(1)
mustafa kemal
(1)
mustafa tekin
(1)
mustafa özel
(1)
muzip
(1)
müslüman gençlik
(1)
müslüman kardeşler
(1)
müslüman siyaseti
(1)
müslüman sol
(1)
müslümanca ekonomi
(1)
nasır
(1)
neden hep yaşlı?
(1)
neden okuyorum
(1)
nesir dili
(1)
nihal bengisu karaca
(1)
niyazi mısrî
(1)
nuh'un gemisi
(1)
nurettin huyut
(1)
obama
(1)
okuduklarım
(1)
okuma tutkusu
(1)
okumak
(1)
orhan pamuk
(1)
philip morris
(1)
putlaştırma
(1)
q klavye
(1)
risalehaber
(1)
romantizm
(1)
romantizmi kaybettik
(1)
sabah paşa
(1)
sadık yalsızuçanlar
(1)
said nursi
(1)
sara büyükduru
(1)
sen önce kendine bak tayfası
(1)
senai demirci
(1)
senkretizm
(1)
seyyid kutup
(1)
sivil itaatsizlik
(1)
stanley kubrick
(1)
suskun buldum
(1)
sözde vatandaş
(1)
tarzı
(1)
tasavvuf
(1)
taşgetiren
(1)
taşra hocaları
(1)
tenzih
(1)
terörist
(1)
teşbih
(1)
tiki
(1)
tiki ümmet
(1)
turuncu dergisi
(1)
türkiyelilik
(1)
türkçülük
(1)
uhud
(1)
utopia
(1)
vahdet
(1)
vallahi dertten
(1)
varoluş
(1)
veda ve yolcular
(1)
vitali hakko
(1)
yenilgi
(1)
yenilgiye ağıt
(1)
yeşilçam
(1)
yılbaşı
(1)
zaman
(1)
zorla laik
(1)
âşık olmak
(1)
çarşaf açılımı
(1)
çağdaş dindarlık
(1)
çocukluğun mahalleleri
(1)
ölüm korkusu
(1)
ölümsüzlük
(1)
ömer faruk darendeli
(1)
öss
(1)
öss vasıtaları
(1)
öteki mahalle
(1)
özkan erdem
(1)
ümmet
(1)
ütopya
(1)
Şems-i Tebrizî
(1)
şeriata uygun günah
(1)
şeyh-i ekber
(1)
şiir dili
(1)
şinasi
(1)
şişmanlık
(1)

9 yorum:
"Dindar" insana saygı sonsuz "dinci"ye ise kendisini ne olduğunu biliyor. Yazar dindarlık ile dinciliği birbirine karıştırmış ya da bilmiyor ki celallenip almış kalemi eline karalamış bir şeyler. Laiklik de dinsizlik olmadığı gibi Anayasa maddesinden alıntı yaparak kimsenin dini sorgulanamaz denilen durum laikliğin barındırdığı durumdur. Yani yazar; dindar olmayıp laikliğe karşı gelen, insan hak ve özgürlüklerine dini boyutta saygısız bir dinci. Bu yazıdan bu çıkar.
Bravo! Gerçekten ufuk açıcı bir yorum olmuş. Yazar ortaokuldan filan yeni mezun olmuştur heralde. O cahillikle kızmış bi yere karalamış bişeyler. Baksanıza bi onun cümlelerindeki hamlığa bi de sizinkilerdeki irfan parıltılarına.
Dindar mısın dinci mi
Yoksa dindar olayım derken dincilik oynayanlardan mısın?
Dinci kelimesinin anlamını en az bu uzunlukta bi yazıyla anlatmazsan anlayamam. Ne yaparsın din istismarcılarınca kandırıla kandırıla beynimiz uyuşmuş.
Hep dindar olayım derken.. :)
Hep dindar olayım dindar olayım diyorum. Dindar olayım derken dinci oluyorum ayol. Ama bu sefer..:)
Yazık ki gerçek dindarlara. Dincilere demiyorum dikkat et dindarlara diyorum. Dinciler yüzünden dinlerini bile anlayamıyorlar. Sen bile dindar olduğunu zannederken dinciliğe bürünmüşsün. Halbuki iki kelime arasındaki bariz farkı bilebilsen dindar olduğunu ben bile savunurum. Velhasılkelam doğru dürüst cevap bile veremiyorsun cevaplarıma. Dogmatik bilgilere kulağını kaptırmış, onlarla ilerliyorsun. Kendini geliştir diyor seni kendi kendine bırakıyorum.
Dinciliğe büründüm
Yûnus deyu göründüm :)
Belki de siz adını koyarken eskiyor kalbimin iki kişilik mağarası
Çürüyor dogmatik tırnakların takılı kaldığı yeri etimin
Namazım bozuluyor çığlığımdan
Çığlığım ince belli çay bardağı
Kendimi geliştirme mevzusuna gelince Rabbimiz'in ikramı, ihsanı diyoruz biz gelişme diye gördüğümüz şeylere. (bkz. kendinden bir harika yaratmak)
Dinci basın denilen "dini güncel siyasi meselelerde referans olarak kullanan,kıstaslarını dini kaynaklara dayandıran basın olmalı.
İslamcı basın veyahut İslam yönelimli basın(daha ince bir tabir) kullanılabilir.(halk anlar mı,benimser mi bilinmez)
Dinsiz basın ise özünde "laik basın" demek olmalı.Siyasi ve aktüel emvzuları yorumlarken dinsel referanslar kullanmaz.Bilimsel referanslar ve ksıtaslara yönelir."Laik orientasyonlu basın" da diyebiliriz buna
Yorum Gönder